2008, Cilt 24, Sayı 1, Sayfa(lar) 027-032
[ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Editöre E-Posta ]
Eğitici gözüyle patoloji uzmanlık eğitimi: Anket sonuçları
İpek Işık GÖNÜL*, Gülçin ALTINOK, Murat ALPER, Ata Türker ARIKÖK, Banu BİLEZİKÇİ, Özge HAN, Çiğdem IRKKAN, Aydan KILIÇARSLAN, Ayhan ÖZCAN, Elif ÖZER, Berna SAVAŞ, Sibel ORHUN YAVUZ
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı, Ankara
Anahtar Kelimeler: Üniversite, devlet hastanesi, asistan görev tanımı
Öz
Bu çalışmanın amacı, patolojide asistan eğitimini eğitmen gözü ile tartışmak ve sorunları ortaya koymaktır. Bu amaçla, 4 Üniversite, 5 Eğitim hastanesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin asistan eğitiminden sorumlu temsilcileri bir araya gelerek, kurumların hizmet kapasitelerini ve bu kurumlarda çalışan eğitmenlerin asistan eğitimi konusundaki düşüncelerini ortaya koymak için 2 tip anket formu düzenlemişlerdir.

Anket sonuçlarına göre, öğretim elemanı, biyopsi ve sitoloji sayılarının genel olarak tüm kurumlar için yeterli olduğu görülmüştür. Tüm kurumların, histokimya ve immünhistokimyasal incelemeleri yapabildiği, ancak immünflöresan incelemenin sadece bir eğitim hastanesinde uygulandığı saptanmıştır. İki Eğitim hastanesinde asistan yetki ve sorumluluğunun anlatıldığı yazılı görev tanımlamasına ait herhangi bir dokümanın bulunmaması çarpıcı bulunmuştur. Dikkat çekici sonuçlardan bir diğeri, eğitmenlerin asistanın görev tanımı ve kendilerinin asistan eğitimindeki sorumluluklarına dair oldukça heterojen cevaplar vermiş olmasıdır. Eğitimcilerin makroskopi eğitimine ayırdığı süre, eğitimciler tarafından %58 gibi yüksek bir oranda yetersiz görülmüştür. Ayrıca, asistan ve eğiticiler hakkındaki yazılı geri bildirim uygulaması sadece 2 üniversitede mevcut iken, katılımcılar sırasıyla %95.4 ve %93.8 oranlarında bu bildirimlerin tüm kurumlar için uygulanması gerekliliğine inandıklarını belirtmişlerdir.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Giriş
    Türkiye çapında patolojide asistan eğitimi veren kurumlar arasında standart bir eğitim programı bulunmamaktadır. Asistanların eğitim süreleri boyunca, mesleki yeterlilik açısından değerlendirilme kriterleri de subjektif olup, kurumdan kuruma farklılık göstermektedir. Kurumsal farklılıkların ötesinde her kurumun kendi içinde hem eğitici hem de asistan açısından eğitim standardizasyonunu engelleyen faktörler bulunmaktadır.

    Bu çalışmanın amacı, Ankara'da patoloji uzmanlık eğitimi veren on kurumun eğitim alt yapısını ve eğiticilerin eğitime bakış açılarını, anket çalışması ile ortaya koymaktır.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Materyal ve Metod
    Ankara ili sınırları içerisinde, patolojide uzmanlık eğitimi veren 4 Üniversite, 5 Eğitim hastanesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin asistan eğitiminden sorumlu temsilcileri bir araya gelerek, kurumların hizmet kapasitelerini ve bu kurumlarda çalışan eğitmenlerin asistan eğitimi konusundaki düşüncelerini ortaya koymak için 2 tip anket formu düzenlemişlerdir (anket formu 1 ve anket formu 2). Anket sonuçları bu yazıda bulgularda sunulmuştur. Anket sonuçlarının ayrıca tartışması bu derginin bir diğer makalesinde de tartışılmaktadır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Anket formu 1: Eğitim kurumlarının alt yapı ve eğitim programlarını belirleme anketi.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Anket formu 2: Eğiticilerin patoloji uzmanlık eğitimine bakış açıları anketi.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Bulgular
    Anket sonuçlarından elde edilen verilere göre, 4 üniversite hastanesinde toplam 22 profesör, 12 doçent, 5 yardımcı doçent ve 8 uzman çalışmakta iken, 5 eğitim hastanesinde 8 şef, 5 şef yardımcısı, 8 başasistan ve 25 uzmanın görev yaptığı belirlendi. Şef kadrosunda görev yapanların, 2'si profesör, 5'i doçent idi. Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA), 2 profesör, 4 doçent, 2 yardımcı doçent ve 3 uzman çalışmakta idi.

    Asistan sayılarına bakıldığında, 4 üniversite hastanesinin 3'ünde 5-7 arası, birinde sekizden fazla, eğitim hastanelerinin ikisinde 8 den fazla, ikisinde 5-7 arası asistanın görev yaptığı saptandı. GATA'daki asistan sayısı 2-4 arasında idi. Bu rakamlardan elde edilen ortalamalara bakıldığında, asistan başına düşen ortalama eğitici sayısı üniversiteler için 1-2.6, eğitim hastaneleri içi 0.8-2.4, GATA için 2.7-5.5 arasında bulundu.

    Tablo 1'de ayrıntılı olarak verilen kurumların biyopsi ve sitoloji sayıları, kurumların asistan sayısı ile karşılaştırılarak, üniversiteler, eğitim hastaneleri ve GATA için bir asistanın yıllık incelediği ortalama vaka sayıları hesaplandı (Tablo 2).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Eğitim kurumlarının yıllık biyopsi ve sitoloji materyali ve asistan sayıları.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Kurumlarda çalışan asistanların incelediği yıllık ortalama olgu sayıları.

    Kurumlarda eğitim için ayrılan sürelere bakıldığında, üniversitelerde makale, olgu sunumu, ders ve seminerler için ayrılan asgari sürenin ayda 4 saat, azami sürenin ise ayda 17 saat olduğu görüldü. Bu süreler eğitim hastaneleri için sırası ile ayda 2 saat ve ayda 7 saat idi. Klinikopatolojik toplantıların da benzer şekilde üniversitelerde eğitim hastanelerine göre daha fazla yapıldığı dikkati çekti; üniversitelerde haftada asgari 12 saat, azami 24 saat, eğitim hastanelerinde ayda asgari 1 saat, azami 12 saat.

    Tüm üniversitelerin ve eğitim hastanelerinden ikisinin, asistan eğitiminde uyguladıkları günlük, haftalık ve yıllık ders programları olduğu görüldü. Eğitim hastanelerinin sadece birinde böyle bir düzenlemenin olmadığı dikkat çekici idi. Bir eğitim hastanesinde yıllık programın olduğu görüldü. GATA'nın haftalık ve yıllık ders programı olduğu tespit edildi.

    Çalışmaya katılan tüm kurumlarda histokimyasal ve immünhistokimyasal incelemelerin yapılabildiği görüldü. Buna karşın immünflöresan inceleme üniversiteler ve GATA hariç sadece bir eğitim hastanesinde uygulanmakta idi. İmmünflöresan boyama tekniğini kullanmayan bir eğitim hastanesinin SISH tekniğini kullandığı belirlendi. Tüm üniversitelerde elektron mikroskopi ünitesi ile birlikte moleküler çalışmaların yapıldığı belirlenmiş olmasına karşın, eğitim hastanelerinin hiçbirinde elektron mikroskopik inceleme yapılmadığı görüldü. GATA'da, elektron mikroskopunun yeni alındığı ve PCR ile birlikte kurulma aşamasında olduğu bilgisine ulaşıldı.

    Tüm kurumlarda güncel literatür takibi amacı ile kullanılan veritabanı ya da ücretsiz kullanım hakkına sahip bir kütüphane üyeliği bulunduğu görüldü.

    Bir eğitim hastanesi hariç tüm kurumlarda ek mesai yapıldığı tespit edildi. Bu süre üniversite hastanelerinin %50'si, eğitim hastanelerinin %40'ı ve GATA için 4 saatten fazla idi. Üniversitelerdeki minimum ek mesai saati 2 saat, eğitim hastanelerinde ise 1 saat idi. Bir eğitim hastanesinde ek mesai yapılmadığı belirlendi.

    İki üniversite hariç, diğer kurumlarda hem eğiticiler hem de asistanlar için uygulanan bir yazılı geri bildirim programı olmaması dikkat çekici idi.

    Tüm üniversitelerde ve GATA'da, asistan yetki ve sorumluluğunun farkındalığı açısından uygulanmakta olan bir eğitim programı, asistan kişisel eğitim dosyası, asistan karnesi ve asistan eğitimi ile ilgili bir birim olduğu görüldü. Buna karşın 2 eğitim hastanesinde bu dokümanların herhangi birinin ya da eğitim ile ilgili bir birim olmaması çarpıcı idi. İki eğitim hastanesinde eğitimden sorumlu bir birim olmasına karşın, sadece eğitim programının olduğu ve kişisel eğitim dosyası ile karnelerin düzenlenmediği görüldü. Sadece bir eğitim hastanesinde asistan kişisel eğitim dosyasının kullanıldığı belirlendi.

    İlgili kurumlarda çalışan eğiticilere dağıtılan 2. ankete toplam 65 eğitici katıldı.

    Eğiticilerin asistanların görev tanımlarına ve kendilerinin eğitimdeki sorumluluklarının ne olduğuna ilişkin sorulara verdikleri cevaplar oldukça farklı idi ve kısaca Tablo 3 ve Tablo 4'de özetlenerek sunuldu.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Eğiticiler açısından “asistanların görev tanımları”.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: Eğiticiler açısından, eğiticilerin asistan eğitimindeki sorumlulukları.

    Eğiticiler tarafından, kendilerinin mikroskopi eğitimine ayırdıkları sürenin yetersiz olduğunu düşünen 13 kişi (% 20), makroskopi eğitimine ayırdığı sürenin yetersiz olduğunu düşünen 38 kişi (%58), yapılandırılmış eğitime ayırdığı sürenin yetersiz olduğunu düşünen 20 kişi (%31) vardı. Bu oranın özellikle makroskopi eğitimi için %58 gibi yüksek bir oran olması dikkat çekici idi.

    Bu çalışma kapsamındaki kurumların sadece ikisinde, hem asistanlar hem eğiticiler için yazılı geribildirim uygulanıyor olmasına karşın, geribildirim uygulamasının yapılması gerekliliği konusunda neredeyse tam fikir birliği olduğu görüldü. Asistanlar ve eğiticilerin her ikisi için de geri bildirim uygulaması yapılması gerektiğini düşünenlerin oranları sırasıyla %95.4 ve %93.8 idi.

    Ankete katılan 65 eğiticinin % 89'u (58/65 kişi) asistan sınavının bir gereklilik olduğunu düşünüyordu.

    Benzer şekilde, bir asistanın uzmanlık eğitimi sırasında araştırma yapması da bir gereklilik olarak %78.5 oranında (51/65 kişi) kabul gördü.

    “Kurumunuzda eksik olduğunu düşündüğünüz alan ya da alanlar ile ilgili rotasyona sıcak bakıyor musunuz?” sorusunun cevabı %96.9 oranında (63/65 kişi) “evet” oldu. Kurumların ihtiyaç duyduğu rotasyon konuları, aynı kurumların eğitim verebilecekleri rotasyon konuları tablo 5 de sunulmuştur.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: Ankara ili sınırlarındaki eğitim kurumlarının rotasyon ihtiyacı duydukları konular ve kurumlarda eğitim verilebilecek konular.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Tartışma
    Bu çalışmada, Ankara'da asistan eğitimi veren kurumların, asistan eğitiminde çok önemli olduğunu düşündüğümüz kurumsal alt yapı bilgileri yanı sıra, eğiticilerin asistan eğitimi konusundaki belli başlı bazı konulardaki fikirlerini sorguladığımız 2 adet anket düzenledik. Genel olarak görüldü ki, kurumların barındırdığı asistan sayıları ile karşılaştırıldığında, temel patoloji eğitiminin önemli bir parçasını oluşturan biyopsi ve sitoloji sayıları yeterlidir. Ancak, özellikle hem erişkin hem fötal otopsiler konusunda, üniversite hastaneleri dışında materyal yetersizliği nedeni ile asistanların rotasyona gönderilmesi istemi mevcuttur. Bu ortak eksiklik dışında kurum bazında materyal yetersizliği olan diğer konular, kemik ve kemik iliği patolojisi, karaciğer, böbrek ve akciğerin nonneoplastik hastalıkları, dermatopatoloji ve sitoloji olarak belirlenmiştir. İlgi çekici olan bir gözlem, otopsiler konusundaki ortak rotasyon ihtiyacının belirlenmesine karşın, bu konuda asistanları rotasyona kabul edebilecek bir kurumun saptanamamış olmasıdır.

    Anket sonuçlarından çıkan bir başka çarpıcı gözlem de, eğiticiler tarafından asistanın görev tanımı ile birlikte kendilerinin asistan eğitimindeki sorumluluklarının oldukça geniş kapsamlı yapılmış olmasıdır. Bu durum, kurumlar arası bir eğitim standartının belirlenmemiş olmasından kaynaklanıyor olabilir.

    Günümüzde tıp fakültesi öğrencilerinin de eğitiminde uygulanmakta olan yazılı geri bildirimlerin, sadece 2 üniversitemizde uygulanıyor olmasına karşın, hem eğitici hem asistanlar için sırasıyla %93.8 ve %95.4 gibi çok yüksek oranlarda yapılmasının uygun bulunması, bu konudaki eksikliği ortaya koymuştur.

    Mikroskopi ve yapılandırılmış eğitimle karşılaştırıldığında, eğiticilerin makroskopi eğitimine ayırdığı süre, ankete katılan 65 eğiticiden 38'i (%58) tarafından yetersiz bulunmuştur. Pek çok kurumda, makroskopik örneklemeyi asistanların yaptığı dikkate alınır ise, tanı kalitesi açısından eğitimciler tarafından bu konuya daha fazla zaman ayrılması gerektiğini söylemek yanlış olmaz.

    Sonuç olarak, patolojide asistan eğitiminin bir standardizasyona kavuşmasının patolojide eğitim kalitesini yükselteceğine inanıyoruz.

  • Başa Dön
  • Öz
  • Giriş
  • Materyal ve Metod
  • Bulgular
  • Tartışma
  • [ Başa Dön ] [ Öz ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Editöre E-Posta ]